Selamlaşmanın Önemi !!!
02 Temmuz 2010
16:10
2212 Kez Okundu

Selamlaşmanın Önemi!!!

ÜÇ SELAMSIZ GENÇ

Küçük köy ve kasabalarda, hemen herkes birbirlerini tanır.

Buralarda dostluklar ve paylaşımlar oldukça sıcak ve samimidir.

Haziran ayının güzel bir Salı sabahıydı.

Şafak vakti, o sessizliğin içerisinde, kuşların cıvıltısı adeta beni bir yerlere alıp götürüyordu..

Huzuru ve mutluluğu, yaşama sevincini ruhumun derinliklerinde hissettim adeta.

Güzel bir kahvaltı sonrası işimin başına varmış, o günün yapılacakları ile ilgili çalışmaların ardından öğle yemeği sonrası bir Cenaze haberi aldım.

“Her kim ise Allah rahmet eylesin” demek olmazdı.

Çünkü Vefat eden değerli bir büyüğümüz, elimizde siğil denen kabarcıklar çıktığında gidip duaları ile onları iyileştiren yaşlıca bir teyzeydi.

Sözlerimin başında da belirtmiştim ya!

Küçük yerlerde hemen hemen herkes birbirlerini tanır.

Bir tebessüm, bir tatlı söz ya da elinden bir dilim ekmek yemiş, su içmiş olabilirim düşüncesiyle üzerimizde hakkı olabilir. Helalleşmek, iştirak etmek icap olunur, diyerekten eve gidip abdest alıp hazırlanarak Hacullu mahallesindeki cenaze evine gitmek için patika dediğimiz yoldan yürüyerek yola koyuldum.

Patika yola girer girmez  üç genç bana oldukça yakınlaşmış, aralarında konuşuyor, ama beni geçmeyi de düşünmüyor gibiydiler. Sanki hızlarını bana göre ayarlamışlar.

Bayağı yürüdük.

Bilmem neden!

Bir merhaba, nasılsınız? Demelerini bekledim.

Yadırgadım kendimce.

Üçü de askerliklerini de yapmış delikanlılar olduğunu biliyorum.

Oysa hiç birbirlerini tanımayan insanlar bile Allah’ın selamını (duasını) esirgemezler iken,

Bir anda “Ne insanlar gördüm, güzel giyimli, görünümlü içi boş, ne insanlar gördüm, üzerlerine giyecek bir şeyleri yok ama ne hoş” SÖZÜ aklıma geliverdi

Güzel görünümlü içi boş üç genç, selam bile vermediler.

Bunlar neden söylüyorum?

—Çünkü onlar! Benim de görev yaptığım eğitim camiasının mezunları idi.

Ne acı!

Gençlere öğrettiğin, değerlerin bilindiği halde önemsenmemesi acı.

Ne niyetle yola düştük, neyi gördük, neyi yaşadık. O yüzden derim ki; ister yedi yaşında olalım, ister yetmiş yaşında olalım, bir selam verirken o derin anlamını özümseyerekten, gayet bilinçli bir şekilde ifade edelim. Allah’a dua ederim ki, bu üç genç en yakın zamanda selamlaşmanın ne kadar önemli olduğunu anlarlar.

Selam vermekte ve almakta yarışalım.

Selam vermenin SÜNNET,

Almanın da FARZ olduğunu bilelim.

Yazımın başında bahse konu olan SELAMLAŞMANIN ÖNEMİ İLE İLGİLİ M.Ali DEMİRTAŞ hocamızın yazdıklarınıda okumadan geçmeyelim.

Sual: Selamlaşmanın hükmü nedir? Bir yerden çıkarken de selam verilir mi?
CEVAP
Selam vermek sünnet, almak ise farzdır. Selam verirken, selamın sünnet olduğunu düşünmeli ve o kimseye dua etmeye niyet etmelidir! Sünnet olduğu düşünülmeden, alışkanlık halinde, şuursuzca selam verilince, sevap olmaz. Bir yere girerken de, çıkarken de selam verilir. Dinimizde selamın önemi büyüktür. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
(Müslümanın Müslüman üzerindeki altı haktan biri de selam vermektir.) [Müslim]

(Bir yere girerken oradakilere selam vermek borç olduğu gibi, çıkarken de selam vermek borçtur.) [Beyheki]

(Bir yere, bir meclise giren oradakilere selam versin. Oradan kalkıp giderken yine selam versin.) [Tirmizi]

(Bir kimse ayrılırken, selam verirse, onların hayırlı işlerine ortak olur.) [Rüzeyn]

(İnsanların en âcizi dua etmeyen, en cimrisi de selam vermeyendir.) [Taberani]

(İnsanlara güler yüzle selam vermek sadakadır.) [Beyheki]

(Bir eve girince, ev halkına selam verin. Çıkarken de selam verin.) [Beyheki]

Selam ne demektir
Selam, emniyet, huzur, selamet, sağlık, barış, rahatlık, iyi netice, kurtuluş gibi manalara gelir. Selam vermek, bir kimseye yapılacak en güzel duadır. Selam, (Ben Müslümanım, benden sana zarar gelmez, selamettesin) manasına, selamet üzere ol, Müslüman olarak öl manalarına da gelir. Gayrimüslimlerin hidayete kavuşmaları niyetiyle, ihtiyaç olduğu zaman onlara selam vermek, hidayete kavuşmaları için dua etmek caizdir. (R.Nasıhin, Redd-ül Muhtar)

Selamlaşırken eğilmek günahtır. Hadis-i şerifte, (Karşılaştığınız zaman birbirinize eğilmeyin, kucaklaşmayın) buyuruldu. (Berika)

Eshab-ı kiram, yolculuktan döndükleri zaman kucaklaşırlardı. Şu halde, uzun yoldan gelmiş veya uzun zamandır görülmeyen bir arkadaşla kucaklaşmak caiz olur.

Selamün aleyküm diye selam vermek caiz ise de Esselamü aleyküm demek daha iyidir.
Selamün aleyküm denince, Ve aleyküm selam demek farzdır. Esselamü aleyküm denince de, Ve aleykümüsselam denir. Her ikisinde de “ve” harfini söylemelidir! (Ve aleyküm…) deki “ve”, (dahi) manasındadır. Yani, (Allah’ın selamı bizim üzerimize olduğu gibi, sizin de üzerinize olsun!) demektir. Sadece (Aleyküm selam) ise, sanki (Selam bize değil size olsun) gibi uygunsuz bir manaya gelebilir.

Selamı düzgün verip düzgün almak iyidir. “Ve” söylemeden de almak caiz ise de, ve‘li söylemelidir.

Verilen selamı daha güzeli ile almak da farz değil ise de, çok sevaptır. Peygamber efendimiz, (Selamün aleyküm) diyen için, (On sevap kazandı) buyurdu. Başka biri, (Selamün aleyküm ve rahmetullahi) dedi. (Yirmi sevap kazandı) buyurdu. Bir başkası da, (Selamün aleyküm ve rahmetullahi ve berekatühü) dedi. Bu kimse için de, (Otuz sevap kazandı) buyurdu. Bu sırada orada oturanlardan biri selam vermeden çıkıp gitti. Resulullah efendimiz, (Arkadaşınız [selamın faziletini] ne tez unuttu) buyurdu. Daha sonra, (Bir topluluğa gelince de, ayrılırken de selam verin! Birinci selam, ikincisinden daha mühim değildir) buyurdu. (Taberani)

Dinimizde selamlaşmanın önemi büyüktür. Müslümanların yanına girerken, çıkarken, karşılaşınca, ayrılırken mutlaka selam vermelidir! Bu husustaki hadis-i şeriflerden birkaçı şöyle:
(Mümin kardeşine selam vermek, yanına gelince ona yer göstermek ve hoşlandığı isimle hitap etmek, aradaki sevgiyi pekiştirir.) [Taberani]

(Darlıkta infak eden, rastladığı Müslümana selam veren, kendi aleyhinde de olsa adaletli davranan, iman hasletlerini toplamış olur.) [Ebu Nuaym]

(Yirmi Müslümana selam veren bir mümin Cenneti hak eder.) [Deylemi]

(Tatlı dilli olmak, selamlaşmak ve yemek yedirmek, Cennete götürür.) [Hakim]

SELAMÜN ALEYKÜM

hakkında:
"Selamlaşmanın Önemi !!!" yazısına 4 yorum yapılmış
  1.  
    ismail günaydın alaplı

    Sayın Cevat Abim. Selam konusunu okadar güzel anlatmışsınki ancak bu kadar olur.Allah ilmini artırsın.Saygılarımla esselamu aleykum.

    •  

      Teşekkür ederim İsmail hocam. Esas beni bu konuya bu kadar duyarlı kılan mesele önemlidir.

  2.  
    Muharrem GÜMÜŞ

    Cevat abi bu yazıyı okudukdan sonra ALEYKÜM SELAM demeden geçmek olmaz. ALEYKÜM SELAM hemde yürekten…..

    •  

      Allah senden sonsuz razı olsun. Muharrem bey kardeşim. Sizler gibi aydın insanların ilgi gösterip mesaj veya yorum yazması beni ne kadar mutlu ediyor bilemezsiniz. Hani insan az da olsa iltifat bekliyor. Bu işin maddi kazancı olmasa bile manevi kazancı bana yetiyor. Bu işleri yürütecek bir babayiğit çıksa hemen devredeceğim, ama nafile yetişmiyor vesselam.

Cevap Yazın

Anti-Spam Quiz:

Blue And Black WP Theme