Bir günlük özrünüz olsun!!!
Siz seçin hangisi olacağını. Ama bir gün, yarın mesela, bir özür seçin kendinize. Ya da her gün bir tane seçin ve ona ayırın, onunla yaÅŸayın bir gününüzü.   Sabah kalktığınızda açmayın gözlerinizi, gün boyu da devam edin açmamaya ve o halde yaÅŸayın bir günü. Odanızı görmeyin, pencereleri açtığınızda gökyüzünü, havanın nasıl olduÄŸunu da görmeyin. Banyoyu, açacağınız musluÄŸu el yordamıyla bulun, aynada görmeyin kendinizi. Gardıroptan el yordamıyla bir giysi seçin, bilemeyin ne renk, renk nedir, hangi renk nasıldır bilemeyin. Anne ve babanızın, eÅŸinizin, arkadaÅŸlarınız, çocuÄŸunuzun yüzü nasıl bilemeyin Çayı koyun el yordamıyla, kahvaltı hazırlayın. GörmediÄŸiniz merdivenlerden inin, tahminen bulun durağı, anlayabilirseniz gelen otobüsün sizinki olduÄŸunu binin, ya da arabanızla gidin iÅŸinize gidebilirseniz. Görmeden yapın gün boyu iÅŸlerinizi, arkadaÅŸlarınızı görmeyin ve de aynı ÅŸekilde dönün eve akÅŸama. Yatana kadar da devam edin. Gazetenizi okuyamayın, televizyonu izleyemeyin, duÅŸunuz, yemeÄŸiniz hepsini görmeksizin yapın ve öyle yatın o gece, hiç açmaksızın gözünüzü.Â
         Ya da kulağınızın duymadığı ve konuşamadığınızı düşünün. Evdekilere günaydın diyemeyin bir şekilde, denileni duymayı engelleyin kendinize. İzlediğiniz filmlerin ne olduğunu anlamaya çalışın duymaksızın. Hiçbir sesi duymayın, yollarda kornaları, müziği, hatta nasıl bir şey ses denen, şarkılar nasıl bilmeyin.
          Bir kolunuz olmadığını düşünün ya da, tek elle banyo yapmayı deneyin, giyinmeyi, kadınsanız saçınıza fön çekip makyaj yapmayı, erkekseniz tıraÅŸ olmayı deneyin tek elle. Tek elle yemek yapın, bulaşık yıkayın bir gün. Kapınızı kilitleyip açın tek elle ve elinizde poÅŸetler varken. Tek elle alkış tutun beÄŸenilerinize. İki el gerektiren ne varsa, hepsini tek elle yapmaya çalışın bir tek gün. Hatta iki kolunuzu da yok var sayın o günlük.Â
         Tek bacağınızı kullanmayın bir gün de. Tek bacakla gidin her gideceÄŸiniz yere. Merdivenleri tek bacakla inip çıkın. Kaldırım ya da merdiven çıkmayı deneyin bir kez, ÅŸaşıracaksınız eminim o kaldırımın yüksekliÄŸine. Bir hastanede koÅŸturun bir gün, bir aÅŸağı bir yukarı tek bacakla merdivenlerde. Hatta daha ileri gidip iki bacağınızı yok sayın o gün.Â
           Ve tüm bunları yaparken düşünün. Ama çok iyi düşünün. Önce insan olarak, insanlık adına düşünün. Belediyeciyseniz kaldırımları düşünün, nasıl sorumsuzlukla yapıldıklarını, durakları, toplu taşım araçlarını. Mimarsanız yaptığınız binaları, okulları özellikle, alışveriÅŸ merkezlerini… Hangi görevdeyseniz ve o göreve düşen ne varsa bu yoksunluklara destek adına onları düşünün. Â
           Her gün bir vesile karşılaştığınız bu nevi yoksunlukları olanları, komşu, akraba, arkadaş, eş, çocuklarınızı düşünün…
           Yazımın bundan sonrasına devam etmeyeceğim.
            Düşünün… Düşünün… Ve siz yazın her biriniz kendinizce yazının devamını.
