Japonya anıları!
17 Ağustos 2009
19:24
1354 Kez Okundu

Merhaba hemşerilerim. Site yöneticisi ve kurucusu aracılığıyla  Sizleri Haziran Temmuz aylarında Yapmış olduğum Japonya gezisi hakkında bilgilendirmek istedim.
Öncelikle Japonya maceram nasıl başladı onu kısaca anlatmaya çalışacağım.
Japonya macerasının temeli 2002 yıllarına dayanıyor. Şöyle ki o dönemde Milli Eğitim Bakanlığı Okullarda NORM KADRO uygulaması başlattı ve fazla öğretmenlere bir süre ders vermedi. Ben de 1999 yılında 10 günlüğüne Öğrenci grubu ile beraber 10 günlüğüne Almanya Berlin gezisine katılmış ve dil bilmemenin ezikliğini ve sıkıntısını yaşamış biri olarak bu fırsatı değerlendirmek istedim. Ve 8 ay Ankara Üniversitesine bağlı TÖMER Antalya şubesi dil kursuna devam ettim.

2008-2009 Öğretim yılında Öğrencilerimiz ile yaptığımız proje ile önce Antalya da il birincisi olduk Daha sonra Isparta da düzenlenen yarışmada ise bölge birincisi olduk. Ankara da yapılan Türkiye finallerinde ise dereceye giremedik. 
RESİM 1- Dişlimatik projemiz

Dişlimatik

RESİM 2- Erkek Teknik Öğretim Genel Müdürümüz standımızı geziyor

Erkek Teknik Öğretim Genel Müdürü

Japon Uluslarası İşbirliği Ajansı (JICA) gelişmekte olan ülkelerle her konuda bilgi alışverişi yapmak üzere her meslekten insanları ülkesine davet eden ve eğitim ülke genelinde saygın bir kuruluş. Bu kuruluş Japon Milli Eğitim Sistemini ve kültürünü tanıtmak üzere Botswana, Myanmar, Filistin, Papua Yeni Gine, Paraguay,  Saint Christopher and Nevis, Saint Lucia, Güney Afrika, Sri Lanka ve Türkiyeden olmak üzere 10 katılımcıyı ülkesine davet etmiş.

Okul Müdürümüz Hasan ÖZEN beyin  170 öğretmeni olan okulda beni odasına çağırıp “Hazırlıklarını yap seni Japonya ya gönderiyoruz” dediği anı hiç unutamam. Gerekli işlemler için önce bakanlığa, ardından Jica Türkiye temsilciliği ve vize işlemleri için Japon büyükelçiliği derken kendimi Japonya da buldum.

RESİM-3 Okulumuz

OkulumuzOkulumuz 2 RESİM-4 Okulumuz

 

 

 Bu satırları okuyan gençlere seslenmek istiyorum. Kendilerini ifade edebilecekleri kadar bile olsa mutlaka yabancı dil öğrensinler. Zamanlarını televizyon karşısında ya da kahvede geçirmesinler. Ben Ankara da öğrenci iken boş zamanlarımı hep kahvede harcadım. Şimdi çok pişmanım. Ankara gibi bir yerde çok imkanlar vardı ve ben bunu değerlendirememiştim. Birde müzik, spor gibi alanlarda kendilerini biraz olsun yetiştirsinler. Çünkü bu spor ve müzik dilleri evrenseldir. Ve tüm dünya bu alanlarda aynı dili konuşur. Hiç kimse benden geçti artık demesin. Unutmayalım ki “BUGÜN  KALAN ÖMRÜMÜZÜN İLK GÜNÜ DÜR“.  Berlin de 60, 70 yaşındaki Almanların  folklor öğrenmeye çalıştıklarına bizzat kendim şahit oldum. 

Uluslararası düzeyde seminerler veren Malezyalı bir profesör,  Aichi Üniversitesinde bize seminer verdi. Akşam dönüşte bize tahsis edilen minibüsde O da vardı. Baktı ki  herkes günün yorgunluğu ile suskun ve uyuklar vaziyette. Eline mikrofonu aldı. İki fıkra patlattı. Yorgun olan bizler gülmekten koptuk. Daha sonra bir de şarkı söyledi. Adam Profesör olmuş o kadar alçakgönüllü, beyefendi ve  şen şakrak bir adam.  Sonra herkesin kendi dilinde bir şeyler mırıldanmasını söyleyerek mikrofonu arkaya uzattı. Birkaç kişi kendi dillerinde şarkılar söylediler. Ama benim aklıma bir tane şarkı sözü gelmiyor. Bir dörtlük bile hatırlasam söyleyeceğim, ama yok. Daha sonra diyerek sıramı savdım. Otobüste her biri değişik ülkeden 13 kişi vardık ve onlara Türkçe bir şarkı mırıldanamadım. Kendi kendime çok kızdım.

Rakamlarla Japonya ve Japonya hakkında açıklayıcı bilgiler.

Japonya İklimi

Japon Mucizesi ve Japon Kalkınma Modeli

Japonya’da Çiftçilik ve Ormancılık

Japonyada Balıkçılık

Japonya’da İmalat Sanayii

devamı için tıklayınız.

hakkında:

Cevap Yazın

Anti-Spam Quiz:

Blue And Black WP Theme