Demek ki siz kadere inanıyorsunuz ?
07 Ocak 2011
20:36
1086 Kez Okundu

Bir şey olmaz. Asla bir şey olmaz. Korkmayın.

30 km. hızla gidilmesi gereken yerden 120 km. hızla gidin.

Hatta gidebiliyosanız daha hızlı gidin.

Gaz pedaline sonuna kadar kökleyin.

Ne olacak canım.

Trafik kurallarını hiçe sayın.

Kırmızı ışıktan geçin.

Yaya geçitlerini görmeyin bile.

Neden çizmişler ki o beyaz çizgileri oraya.

Boya israfı resmen.

Emniyet kemerinizi takmayın.

Yanınıza oturan yolcu emniyet kemerine davranırsa “Takmana gerek yok. Boş ver.“  deyin.

”Ama Avrupa`da böyle”  derse, “Bizim millet adam olmaz abi. Bunların hepsini asmak, kesmek lazım.“ deyin.

Bunları söylerken yüzünüz hiç kızarmasın.

Saçmalayabildiğimiz kadar saçmalayın.

Arabanıza doldurabildiğiniz kadar yolcu doldurun.

Aracınızın muayenesini yaptırıp paranıza kıymayın, yazıktır…

Ne zorluklarla kazandınız o parayı siz.

Gece uzunları sakın söndürmeyin.

Size ne karşıdan gelenin önünü görüp göremediğinden canım.

Kış lastiklerinizi takmayın.

”Kurallar, çiğnenmek içindir” ”vecizesini” söyleyip söyleyip sırıtın.

Sırıtmakla kalmayıp kahkaha atın.

Hocanin biri Cuma vaazında ”Trafik kurallarına uymak farzdır. Trafikte dikkatsizlik, tedbirsizlik ve sorumsuzluk nedeniyle yaralamaya ve ölüme sebep olmak büyük günahtır“ demiş.

Baksen…

Yakasına yapışın.

Kura`nda yazıyor mu deyin.

Bebek koltuğu yeni çıkan bir kanunla zorunlu hale getirildi.

Sakın ha…

Ne olacak el kadar çocuğa canım?

Bizim zamanımızda bebek koltuğu mu vardı?

Annesinin kucağında oturur o.

Bir şey olmaz.

İçecek suyu varsa içer.

Alın yazınızda ne varsa başınıza ondan başkası gelmez.

Korkmayın.

Kaza yapınca da avazınızın çıktığı kadar bağırın. Feryad-u figan edin.

Hele yakınlarınızdan biri trafik kazasında ölürse sinir kirizleri geçirin.

Yakınınız yüzde yüz haksız olsa bile karşı tarafın üzerine haçlı seferi düzenleyin.

”Sizi mahvedeceğim” diye bağırın.

Adeta isyan edin.

Sonra bir şey olmaz demeye devam edin.

Sanki iki ay önce sinir kirizleri geçiren siz değilmişsiniz gibi davranın.

Şehirler arası otobüslerde cep telefonlarınızı kapamayın. Kısık sesle konuşun.

Şofor veya muavin görmesin, duymasın yeter.

Otomobil tırın altına girmiş. Beş kişi ölmüş. İkisi bebekmiş.

Türkiye`nin yetiştirdiği önemli kişilerin bazıları trafik terörüne kurban gitmiş.

Öğrencileri taşıyan ötobüs uçuruma yuvarlanmış. Çoğu ölmüş.

Trafikte her gün onlarca kişi ölüyormuş.

Yüzlerce kişi yaralanıyor ve sakat kalıyormuş.

Suçu zavallı trafik canavarına atın.

Sakın aynaya bakmayın.

Durakta otobüs bekleyen hamile bayana ehliyetsiz sürücü çarpmış. Kadın oracıkta ölmüş.

Diğer iki çocuğu öksüz kalmış.

Aaaaa… Yazık oluş. Çok yazık.

Galuinnalillahiveinnaileyhiraciun.

Ama olsun.

Bu yolların akıllısı ben miyim canım.

Herkes basıp gidiyor.

Bak bak beni solladı.

Gösteririm ona ben şimdi.

Hem sollarım hem sağlarım.

Bu yolların kralı benim.

Bir şey olmaz. Kaderimde ne varsa başıma ondan başkası gelmez.

Sorumsuz sürücü 90 yaşındaki dedeye çarpmış. Dedeyi 500 m. İleri fırlatmış.

Zavallı dede ölmüş.

Şoför kaçmış.

Galeyana gelen halk olayla ilgisi olmayan birini şoför zannederek linç etmiş.

Adamcağız “kader kurbanı” olmuş.

Hem de dayağı yiyen de atanlar da “bir şey olmazcılığın” en ateşli savunucularından ve uygulayıcılarındanmış.

Kadere olan inançları çok sağlammış.

Asla sorumluluk kabul etmezler; yaptıkları her kötülüğün faturasını kadere keserlermiş.

Bunun Allah`a iftira atmak anlamıne geldiğini bilmezlermiş.

Kadere elbette iman etmek gerekir ama kader nedir arkadaş?

İman esaslarından biri olan kadere iman nasıl olur da bunca sorumsuzluğun, vurdumduymazlığın, pişkinliğin, aymazlığın gerekçesi yapılabilir?

Kaynaklarda kaderin izdirarisinden ihtiyarisinden bahsediliyor. Haberiniz var mı?

Siz nasıl bir kadere inanıyosunuz diye sorulunca bön bön bakarlarmış.

Yaaaa…

Selam ve dua ile…

Alıntıdır…     www.dernekpazarim.com

Sayın Mustafa BEKTAŞ ve  Yaşar FALCI’ya ilgilerinden dolayı teşekkür ederim.

hakkında:

Cevap Yazın

Anti-Spam Quiz:

Blue And Black WP Theme