CESUR LAFTA OLUNMAZ
Cesur;akıllılık, yiğitlik, yüreklilik ve metanetlik kavramlarını kendisinde toplayan insana denir.Cesaret akıl işidir, öyle olmamış olsaydı eğer çok af buyurunuz fillere o iri cüsselerinden ve dayanılmaz güçlerinden dolayı hiçbir güç karşı koyamazdı.Güncel yaşantımızda birçok defa şahit olduğumuz gibi, dengesiz veya amaçsız güç kullanımı sonuçta insanlara genel anlamda zarar vermekte ve toplumun genel yapısını zedelemekle kalmayıp,bireyler arası ciddi kaoslara yol açmaktadır.Bana göre; bu dengesiz ve amaçsızca kullanılan güç, şiddete dönüşerek akabinde kişinin kendisine esaret zincirine takılmış zavallı bir halkadan başka bir artı vermemektedir.
Akıl, yürekle birleşince hakiki cesaret ortaya çıkar.Gönüllerinde gerçek sevgiyi bulanlar, ilahi aşk mabedinden bir yudumcukta olsa, akılla, sevgiyle, cesaretle yoğrulmuş hayat aşının tadına varanlar, yaşamları boyunca anlı ak, başı dik, gönlü pek gezmekle kalmayıp ardından lanet değil, destanlarla Fatihalar okuttururlar.Gerçek cesaretin tadına varamayanlar, esaret halkasının zinciri olmak zorundadırlar ki; nefes aldıkları müddetce nefs ve şeytanın kalbine saldığı sözüm ona cesaret emaresi adına, korkaklık ve namertce beslediği duygularla etrafına yapmacık cesur dublör oyunu oynaya gelirler.
Zaten günümüz Dünyasında, ülkeler arası veya medeniyetler arası savaşlar bile, akılla psikolojik savaş halini almıştır.Çünkü teknolojinin hızla ilerlediği bir asırda, her şeyin birbirine daha çok ve rahat yaklaşabildiği bu ortamda, aklın ve cesaretin birleşmesinden başka çarenin olmadığı gerçeği tüm çıplaklığıyla karşımızdadır.Nasıl insanı güven duygularıyla yaşatan cesaretiyse, cesaretide olgunlaştıran ve şekillendiren akıl gerçeğidir.Toplumumuzun hemen hemen her aşamasında ve her köşesinde yetkili yetkisiz her türden insanımızın cesaret kisvesi altında akılsız ve şuursuzca gerek nefsani gerekse şehvani bir şekilde dengesiz amaçsız güç kullanma arzuları, sonuçta iki tarafada bedel ödetiyo gözüksede, ağır yükü kendisi çekecektir.
Amacım hiçbir kitleye veya şahıslara, gerek edebi gerekse fiziksel anlamda yaptırım müeyyideleri uygulamak falan değil kesinlikle.Bunları satırlara dökmek, sizlerle paylaşma hissinin hasıl olma sebebine gelince; gerek geçtiğimiz günlerde sevgili YAŞAR Hocamıza yapılan ve bize yansıtılmayan fiili saldırı gerekse aleyhime başlatılan karalama kampanyası içimde hala bir uhde…Her insanoğlu gibi hatalarımızla, eksikliklerimizle karınca kadarınca yöremize hizmet vermeye çalışan acizane kişiler olarak bu YARGISIZ İNFAZ niteliğindeki gelişmeler pekde önemli olmamakla beraber, sadece bizleri üzmekle yetinmeyip toplumumuza nifak tohumlarını serpmeye yönelik önemli oluşum teşkil etmiştir.Ben buradan istirham ediyorum; benle derdi olan kardeşimle istediği yerde, istediği saatte karşılıklı çay içmeye, sohbet etmeye, derdine derman olmaya razıyım.Demokraside çareler tükenmez!!!






yazılarını okuyoruz ve ıyıde buluyoruz temennımız devametmenden yanadır basarıların devam etmesını temenı ederız kolay gelsın
YAŞAR KARDEŞİM yüreğine kalemine sağlık çok güzel bir yazı….bana ve sana yapılan sözlü saldırılar inşaallah bizi yıldırmayacak yıldırmamalı….biliyoruz ki ALLAH RESULU PEYGAMBER EFENDİMİZ bile İSLAM’I tebliğ ederken sözlü ve fiili saldırılara maruz kaldı..HOŞGÖRÜ HOŞGÖRÜ HOŞGÖRÜ içinde olacağız ki o kardeşlerimizi de kazanacağız inşaallah…….
selam ve saygılar kardeşim
istem dışı satırlara dökmek zorunda kaldığım bu yazıma destek verdiğinz için Adem kardeşime ve sn. Yaşar hocama tşk ederim.Sonucta bizler bize destek olduğumuz sürece,gerçek anlamda dostca, sevgiyle kanyaştığımız sürece başarıya bir adım dahada yaklaşacağız.Saygılar sunarım….
yüreğine ve ellerine sağlık abi.çok güzel olmuş